-

AKP’li Selçuk Özdağ’dan Leyla Zana’ya: Affedersin ilkokul mezunu

Gündem 20 Kasım 2015 - 10:58
AKP’li Selçuk Özdağ’dan Leyla Zana’ya: Affedersin ilkokul mezunu

Yeni Çağ Gazetesi yazarı Ahmet Takan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ile telefon sohbetini yazdı. Sohbetin konusu Leyla Zana’nın yemin krizi ve milletvekilliği meselesiydi.

“Leyla”ya AKP’den cevap var; “Milletvekilliği düşecek” başlığıyla yayınlanan makalede Takan, Selçuk Özdağ’ın Zana için, “Bu zaten affedersin ilkokul mezunu, ortaokul ve liseyi dışarıdan almış bir kadın. Şov yapma lüzumu hisseden bir tane ucuz polemik konusu oluşturmak istiyor başka bir şey değil ki. Gündeme gelmek istiyor.” dediğini aktardı.

İşte Ahmet Takan’ın o yazısı:

“Leyla Zana’nın yemin krizinden sonra Meclis kulislerinde tek bir AKP’liden eleştiriye şahit olmadık” demiştik dünkü yazımızda. AKP Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ aradı. Telefonda yarım saat süren samimi bir sohbet yaptık. Bazı hususlara itirazları oldu. Cevap hakkı kutsaldır. Leyla Zana’ya tepkilerine yer vereceğim. Hazır yakalamışken güncel ile ilgili sorularımız da oldu. Onları da bulacaksınız bugün.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, etnisite üzerinden siyaset yapan HDP’lilere karşı geçmişte yaptığı çıkışları hatırlattı. “Zaten ben bunlarla Meclis’te çok ciddi mücadele ettim” dedi ve devam etti;

“Leyla Zana ile ilgili de şunu söyledim. 1- Mevcut metne sadık kalacaksın. 2-Eğer metinle ilgili bir probleminiz varsa çıkıp konuşacaksınız. Türk milleti kelimesinden niye rahatsız oluyorsunuz? Neden rahatsız oluyorsunuz? Kürt kelimesinden rahatsız olmuyorsunuz da Türk kelimesinden neden rahatsızlık duyuyorsunuz? Siz etnik yapıyla etnisite ile milleti bir birine karıştırıyorsunuz. Etnisite farklıdır. Millet farklı şeydir. Bunlarla ilgili demeç verdim ve kendisine de sert bir göndermede bulundum. Şov yapıyorsun diyerek. Küçük şeylere tenezzül ediyorsunuz şov yapıyorsunuz. Buradaki metinde Türk milleti yazıyor. Bu milletin adı da Türk milleti diyerek demeç verdim.”

Soru cevaba devam edelim;

Peki, ne olacak bu mesele?

Yeni Anayasa’da bu değişecek başka bir şey yok ki. Gelecek, yemin edecek. Mevcut metne göre mevcut anayasaya göre yeminini yapacak ve milletvekili olacak. Yapmazsa da Genel Kurula giremeyecek. Daha sonra milletvekilliği de düşecek.

Düşürülür mü peki?

Düşürülmesi lazım. Niye düşürülmesin ki? Eğer bir parlamenter, mevcut anayasaya uygun hareket etmiyorsa, işte ben geleceğim yemin edeceğim derse girer genel kurula yeminini yapar. Ama yemin etmeyeceğim derse maaşını alır. Zaten genel kurula gelse ne olur gelmese ne olur. Bu zaten affedersin ilkokul mezunu, ortaokul ve liseyi dışarıdan almış bir kadın. Şov yapma lüzumu hisseden bir tane ucuz polemik konusu oluşturmak istiyor başka bir şey değil ki. Gündeme gelmek istiyor. PKK ciddi darbe alıyor şu an Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da, çok ciddi darbeler alıyor. Bu mücadeleyi de sürdüreceğiz.

Şimdi şu yemin metnine gelelim; böyle mi olacak? AKP’nin Anayasa uzlaşma komisyonuna getirdiği öneri belli…

Yazınızı okudum. Onu ben bilmiyorum. Henüz bunlar gelmedi. Bunlar konulmadı daha.

Ama gündemde Anayasa değişikliği, Meclis iç tüzük değişikliği var… Yani Başbakan’ın yapacağı ilk hamleler olarak?

İlk hamlemiz şu. İlk hamlemiz, vaatlerimiz. Önce 100 gün boyunca vaatlerimizi yerine getireceğiz. Ondan sonra iç tüzüğü ve anayasayı konuşacağız. Birlikte değerlendirelim istiyoruz. Çünkü bizim sayımız yetmiyor. Burada CHP, HDP ve MHP’nin de samimi olmadığını düşünüyoruz. Çünkü 60 maddeye anlaştık. Geçen dönem biliyorsunuz; Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda her partinin 3’er tane üyesi vardı. Burada anlaştığımız maddeleri geçirelim dedik. Kabul etmediler. 4 partinin de anlaştığı madde var burada. Anayasanın ilk dört maddesinin değişmemesi ile de hem fikiriz. Sadece bir maddede benim itirazım var. O da şu. Devletin dili Türkçedir. Devletin kelimesi yerine devletin resmi dili Türkçedir. Bunu yazmak gerekir, resmi dili. Devletin dili Türkçedir demek yanlış çünkü Ecevit, Devlet Bahçeli döneminde Anayasanın maddesi değiştirildi. Başka dillerde eğitim yapılabilir anayasa değişikliği oluşturuldu. Bunun kapısını Bahçeli açtı. Daha sonra yasalar değiştirildi ona uygun olarak. Bu da DSP, MHP, ANAP iktidarında yapıldı. Bu yapıldı. Orada resmi dil Türkçedir ama isteyen burada Zazaca öğrenir, Kurmanca öğrenir, Çerkezce öğrenir, Lazca öğrenir hiç kimse dilini unutma noktasında ihmal edilmez. Unutma kardeşim, yaşat dilini yaşatabiliyorsan denir. Bununla ilgili zaten düzenlemeleri de yaptık. Ama adamların gayesi şudur. Bireysel özgürlükleri alalım bu bireysel özgürlükleri kolektif özgürlüğe çevirelim.

AKP’nin yemin metni ne olacak?..

Gelmez. Gelmez efendim. Zaten anlaşamadılar bunu zaten. Bu yemin metninde HDP metin vermedi. 60 maddede anlaşıldı, anlaşılmayan maddelerden bir tanesi de buydu. Geri kalan 85 maddede anlaşamadık. Biliyorsunuz 60 maddeye anlaştık. Bunlar konuşulur. Bunları konuşalım. HDP çıksın desin ki ben burada herhangi bir etnik yapı kendime geçsin istemiyorum desin. Biz de buna cevap verelim. Etnik yapı ayrıdır. Millet ayrıdır diyelim.

Peki, Başkanlık rejimi?

Başkanlık rejimini de konuşalım…

Selçuk Özdağ, merhum Alpaslan Türkeş’in de başkanlık sisteminden yana olduğunu bazı verilerle tekrarladı.

Özdağ’ın Ülkücü kökenli bir siyaset adamı olduğunu -bilmeyenler olabilir- hatırlatalım. Söylediklerinde hiç bir samimiyetsizlik hissetmedim. Fakat AKP’nin üst aklı da oyunu o kadar açık oynuyor ki…

Sert eleştirilerimize gayet medeni bir şekilde, hem de ajanlık suçlaması yapmadan cevap verdiler. Aldık kabul ettik, sizlere de ilettik…”

Kaynak: Yeni Çağ

İÇERİK YORUMLARI
Bağımsız İnternet Gazetesi © 2014 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Yazılım ve Tasarım
Wordpress Tema